Haram Aylar ve Hac: Kur’an’a Dayalı Bir Analiz
ahmetsogutcu@gmail.com
AHMET SÖĞÜTÇÜ
Ahmet Söğütçü
11/14/202510 min read
Haram Aylar ve Hac: Kur’an’a Dayalı Bir Analiz
Giriş
Haram aylar ve hac ayları, İslam’ın önemli ibadetlerinden biri olan hac ile doğrudan ilişkilidir ve bu dönemlerin tespiti Kur’an’ın temel rehberliğinde belirlenir. Ancak, tarihsel süreçte haram aylar ve hac ibadetiyle ilişkili aylar konusunda çeşitli yorumlar ve geleneksel anlayışlar ortaya çıkmıştır. Bu yazıda, haram aylar ve hac aylarının tespiti Kur’an ayetleri ışığında ele alınacak, geleneksel yaklaşımların dayanakları değerlendirilecek ve Kur’an’a dayalı bir bakış sunulacaktır.
Haram Ayların Tespitinde Geleneksel Yaklaşım
Geleneksel Yaklaşım
Geleneksel anlayışta, haram aylar şu şekilde sıralanır:
Zilkade (11. ay)
Zilhicce (12. ay)
Muharrem (1. ay)
Recep (7. ay)
Bu sıralama, tarihsel olarak İslam öncesi Arap toplumunda kabul gören haram ay anlayışından etkilenmiştir. Ancak, bu sıralama bazı tutarsızlıklar içermektedir:
Haram aylar hac ibadetiyle ilişkilendirilirken, Recep’in diğer üç haram aydan ayrık bir döneme denk gelmesi çelişki yaratmaktadır.
Hac ibadeti, Zilhicce ayında gerçekleştirilmesine rağmen, hac için hazırlıkların başladığı ve yine tevatüren gelen geleneğe ve tüm mezheplere göre de Şevval ayında hac için ihrama girilmesi mümkünken bu ay haram ay olarak kabul edilmemiştir.
Kur’an’da Haram Aylar ve Hac Ayları
Kur’an’da haram aylar ve hac aylarına dair doğrudan delillere ilgili ayetlerden bakalım.
اِنَّ عِدَّةَ الشُّهُورِ عِنْدَ اللّٰهِ اثْنَا عَشَرَ شَهْرًا ف۪ي كِتَابِ اللّٰهِ يَوْمَ خَلَقَ السَّمٰوَاتِ وَالْاَرْضَ مِنْهَٓا اَرْبَعَةٌ حُرُمٌۜ ذٰلِكَ الدّ۪ينُ الْقَيِّمُ فَلَا تَظْلِمُوا ف۪يهِنَّ اَنْفُسَكُمْ وَقَاتِلُوا الْمُشْرِك۪ينَ كَٓافَّةً كَمَا يُقَاتِلُونَكُمْ كَٓافَّةًۜ وَاعْلَمُٓوا اَنَّ اللّٰهَ مَعَ الْمُتَّق۪ينَ
“Gökleri ve yeri yarattığı gün Allah’ın kitabında, ayların sayısı on ikidir. Bunlardan dördü haram (aylardır.) İşte bu, dosdoğru dindir. Bu aylarda (haram aylarda) nefislerinize zulmetmeyin ve O müşriklerle topyekün savaşın onların sizinle savaştığı gibi. Ve Bilin ki şüphesiz ki Allah muttakilerle beraberdir.” Tevbe 36
Bu ayette, on iki ay arasında dört ayın haram aylar olarak belirlendiği ifade edilmektedir. Haram ayların temel amacı, savaşsız ve güvenli bir ortamın sağlanmasıdır. Ancak müminlere savaş açanlara karşı, bu ayın haramlığını saymayanlara karşı da savaşılması emredilmektedir.
Kuranda adı geçen ve zamanı kayıtlı olan ay Ramazan Ayı
Kur’an’da Ramazan ayı oruç ibadetiyle ilişkilendirilmiş ve doğrudan adı zikredilen tek ay olmuştur. Öncelikle ayların güneş değil, ay takvimine göre olduğunu ve bunlar arasında Kuran’da her yıl oruç tutulan Ramazan Ayı’ndan bahseden ayetlere yer verelim.
هُوَ الَّذ۪ي جَعَلَ الشَّمْسَ ضِيَٓاءً وَالْقَمَرَ نُورًا وَقَدَّرَهُ مَنَازِلَ لِتَعْلَمُوا عَدَدَ السِّن۪ينَ وَالْحِسَابَۜ مَا خَلَقَ اللّٰهُ ذٰلِكَ اِلَّا بِالْحَقِّۜ يُفَصِّلُ الْاٰيَاتِ لِقَوْمٍ يَعْلَمُونَ
“Güneşi bir ışık kaynağı (ziya), ayı ise bir nûr yapan, yılların sayısını ve hesabını bilmeniz için aya menziller takdir eden O’dur. Allah, bunları hak ile yarattı (boş yere ve rastgele değil, sebep ve hikmete dayalı olarak) yaratmıştır. O, bilip anlayacak bir kavim için ayetlerini bu şekilde detaylarıyla açıklamaktadır.” Yunus 5
Bu ayette görüldüğü yılların sayısı ve hesabı ayın konumlarına göre belirlenmektedir. Bu da 1 yılda bulunan 12 ayın, Ay'ın hareketleriyle belirlendiğini bize göstermektedir.
Ayların belirlenmesinde İslami görev ve sorumluluklar açısından Ramazan ayı, hac ve haram aylar olarak 3 kategori bulunmaktadır. Bunların Kurana göre nasıl tespit edileceği sorusu gündeme gelmektedir.
شَهْرُ رَمَضَانَ الَّذ۪ٓي اُنْزِلَ ف۪يهِ الْقُرْاٰنُ هُدًى لِلنَّاسِ وَبَيِّنَاتٍ مِنَ الْهُدٰى وَالْفُرْقَانِۚ فَمَنْ شَهِدَ مِنْكُمُ الشَّهْرَ فَلْيَصُمْهُۜ وَمَنْ كَانَ مَر۪يضًا اَوْ عَلٰى سَفَرٍ فَعِدَّةٌ مِنْ اَيَّامٍ اُخَرَۜ يُر۪يدُ اللّٰهُ بِكُمُ الْيُسْرَ وَلَا يُر۪يدُ بِكُمُ الْعُسْرَۘ وَلِتُكْمِلُوا الْعِدَّةَ وَلِتُكَبِّرُوا اللّٰهَ عَلٰى مَا هَدٰيكُمْ وَلَعَلَّكُمْ تَشْكُرُونَ
(O sayılı günler), insanlar için bir hidayet rehberi, doğru yolun ve hak ile batılı birbirinden ayırmanın apaçık delilleri olarak Kur’an’ın kendisinde indirildiği Ramazan ayıdır. Öyle ise içinizden kim bu aya ulaşırsa, onu oruçla geçirsin. Kim de hasta veya yolcu olursa, tutamadığı günler sayısınca başka günlerde tutsun. Allah, size kolaylık diler, zorluk dilemez. Bu da sayıyı tamamlamanız ve hidayete ulaştırmasına karşılık Allah’ı yüceltmeniz ve şükretmeniz içindir. Bakara 185
Kuradan ismi zikredilen ve 1 ay boyunca kendisinde oruç tutulmasının farz olduğu ay olan Ramazan ayı 1400 yıldır tevatüren, dünyanın çeşitli coğrafyalarında birbirinden uzak ve bağlantısız bir şekilde bize kadar ulaşmıştır. Ramazan ayının yerinin değiştirilmesini düşünmek için insanların 12 e kadar ayları düzgün hesaplayamamış olduğuna ve tüm dünyada bunun yapıldığına inanmak gerekecektir ki bu akıl dışıdır. Eğer aylar güneş takviminde olsaydı Ramazan ayında her 10 yılda 1 günlük hata yüzyıllar boyunca aylara varan sapmalara neden olurdu. Ancak Ramazan ayının başlangıç ve bitişinde ihtilaflar olmuşsa da bu ihtilaf ayın yerini değiştirecek şekilde olması mümkün değildir. Çünkü ay takvimi hiçbir astronomi bilgisine sahip olmayan insanların bile takip edebileceği, sayı saymayı bilen ve gözü olan herkes için hesaplanabilir özelliktedir.
Bu nedenle Ramazan ayının yeri kesin ve mutlaktır. Bir memlekette bu değiştirilmek istense art niyetli kişiler tarafından bunun sürdürülebilir olması ve herkes tarafından kabullenebilmesi imkan dahilinde değildir. Birbirinde çok uzaktaki milyonlarca Müslümanın aralarında anlaşıp sonraki nesilleri kandırmak üzerine kurdukları bir ittifak kurmasına ve bu ittifakın olağanüstü bir gizlilik içinde yürütülmesine inanmak lazım ki bunun akılla ve ilimle izah edilir bir tarafı yoktur. Bu nedenle Ramazan kelimesinin sözlük anlamından yola çıkarak Kurana göre Ramazan ayını güneş takvimine göre tespit etmeye çalışanların ciddiye alınır bir tarafı olmadığı gibi, aslında bu zihniyete sahip insanların hiçbir düşüncesine itibar edilmeyecek kadar uçuk ve hayal dünyasında yaşadığı hükmüne varabiliriz.
Ramazan ayı kesin ve mutlak olarak yeri bellidir. Bunun hakkında spekülasyon üreten insanların ortaya koyduklarını bir fikir ve değer olarak ele almak bile doğru değildir. Bunun yanında Ramazan ayı rivayetler ve birilerinin ictihadıyla sabit olmuş değildir. Ramazan ayı yalan ve sahtekarlık üzerine ittifak edemeyecek kadar aliminden, köylüsüne, tüccarından ev hanımına kadar tüm toplum katmanlarıyla bize intikal etmiş kesin bir hakikattır.
İşte Kuranda da diğer ayları tanımamızı sağlayacak olan referans değer Ramazan ayıdır. Çünkü 1 ay bilinirse ismi zikredilmeyen diğer aylar da buna referansla kendiliğinden bilinir hale gelecektir.
Hac Ayları:
يَسْـَٔلُونَكَ عَنِ الْاَهِلَّةِۜ قُلْ هِيَ مَوَاق۪يتُ لِلنَّاسِ وَالْحَجِّۜ
Sana hilalleri soruyorlar. De ki: Onlar, insanlar ve hac için vakit ölçüleridir...” Bakara 189
Bu ayette görüldüğü gibi Kuranda hilallerin dini vecibeler içinde zikredilen tek unsur Hac’dır. Ramazan ayı ve Haram aylar zikredilmemiştir.
اَلْحَجُّ اَشْهُرٌ مَعْلُومَاتٌۚ فَمَنْ فَرَضَ ف۪يهِنَّ الْحَجَّ فَلَا رَفَثَ وَلَا فُسُوقَ وَلَا جِدَالَ فِي الْحَجِّۜ وَمَا تَفْعَلُوا مِنْ خَيْرٍ يَعْلَمْهُ اللّٰهُۜ وَتَزَوَّدُوا فَاِنَّ خَيْرَ الزَّادِ التَّقْوٰىۘ وَاتَّقُونِ يَٓا اُو۬لِي الْاَلْبَابِ
Hac (ayları), bilinen aylardır. Kim o aylarda hacca başlarsa (kendisine farz yaparsa), artık ona (hacda) cinsel ilişki, günaha sapmak, kavga etmek yoktur. Siz ne hayır yaparsanız, Allah onu bilir. (Ahiret için) azık toplayın. Kuşkusuz, azığın en hayırlısı takva (Allah’a karşı gelmekten sakınma)dır. Ey akıl sahipleri, bana karşı gelmekten sakının. (Bakara, 197)
Yukarıda ayette görüldüğü gibi Hac ibadeti bilinen aylardadır. Arapça çoğul isimler en az 3'den başlar. Bu durumda hac ibadeti için en az 3 aylık bir süre öngörülmüştür. Hacc yolculuk ve ihrama girmek (hac yasaklarına girmeyi kabule niyet) de Hacc ibadetinin bir parçasıdır.
Hac ayları, hicrî takvimdeki Şevval ve Zilkade aylarının tamamı ile Zilhicce ayının ilk 10 günüdür. İhrama bu aylar içerisinde girilmesi gerektiğinden dolayı bu aylara hac ayları denilmiştir. Bu zamanlara hac ayları denmesi, hac menasikinin bu aylardan herhangi birinde bitirilebilmesi açısından değil, haccın şartı olan ihrama, Şevval’den itibaren girilebilmesi bakımındandır.
Zira Hac suresinin 28.ayetinde de hac ibadetinin belli günlerde olduğu ifade edilirken, hac ibadetiyle ilgili ifadelerin tümünde, menasikleri toplu ve eşgüdümlü yapılan bir ibadet olduğu da bellidir. Bunun zamanı İbrahim as.’dan beri süregelen bir ibadet olması bakımından tıpkı Ramazan ayının sabitliği gibidir. Zira Hac da hilallere bağlanmış bir takvimde olduğundan bunun zamanı noktasında şüpheye mahal yoktur.
İlgili ayette hac ayları bilenen aylardadır ifadesi yeri belli olan Ramazan ayından hemen sonra olduğu anlaşılmaktadır. Zira Ramazanın bilinmesi sebebiyle bu ayların da bilinir olması için ya Ramazandan kaç ay önce veya sonra olduğu Kuranda zikredilmesi ve bunun yanında ardışık olmasını gerektirmektedir. Ramazandan sonra haccın kaç ay sonra ve ne zaman yapılacağı, yine haram aylarla ramazan ayından önce veya sonra kaç ay olduğu bildirilmediğine göre ya Ramazan Ayından önce bu 4 ay olmalı ya da sonra olmalıdır. Gerek bugün yapılan haccın Ramazandan sonra olması gerekse kuranda önce Bakara 185’de Ramazan ayının zikredilmesinden sonra Bakara 189’da haccın ifade edilmesi bu ayların ramazan ayına müteakip olduğunu göstermektedir.
Haram Aylar ve Hacla İlişkisi
بَرَٓاءَةٌ مِنَ اللّٰهِ وَرَسُولِه۪ٓ اِلَى الَّذ۪ينَ عَاهَدْتُمْ مِنَ الْمُشْرِك۪ينَۜ
فَس۪يحُوا فِي الْاَرْضِ اَرْبَعَةَ اَشْهُرٍ وَاعْلَمُٓوا اَنَّكُمْ غَيْرُ مُعْجِزِي اللّٰهِۙ وَاَنَّ اللّٰهَ مُخْزِي الْكَافِر۪ينَ
وَاَذَانٌ مِنَ اللّٰهِ وَرَسُولِه۪ٓ اِلَى النَّاسِ يَوْمَ الْحَجِّ الْاَكْبَرِ اَنَّ اللّٰهَ بَر۪ٓيءٌ مِنَ الْمُشْرِك۪ينَۙ وَرَسُولُهُۜ فَاِنْ تُبْتُمْ فَهُوَ خَيْرٌ لَكُمْۚ وَاِنْ تَوَلَّيْتُمْ فَاعْلَمُٓوا اَنَّكُمْ غَيْرُ مُعْجِزِي اللّٰهِۜ وَبَشِّرِ الَّذ۪ينَ كَفَرُوا بِعَذَابٍ اَل۪يمٍۙ
اِلَّا الَّذ۪ينَ عَاهَدْتُمْ مِنَ الْمُشْرِك۪ينَ ثُمَّ لَمْ يَنْقُصُوكُمْ شَيْـًٔا وَلَمْ يُظَاهِرُوا عَلَيْكُمْ اَحَدًا فَاَتِمُّٓوا اِلَيْهِمْ عَهْدَهُمْ اِلٰى مُدَّتِهِمْۜ اِنَّ اللّٰهَ يُحِبُّ الْمُتَّق۪ينَ
فَاِذَا انْسَلَخَ الْاَشْهُرُ الْحُرُمُ فَاقْتُلُوا الْمُشْرِك۪ينَ حَيْثُ وَجَدْتُمُوهُمْ وَخُذُوهُمْ وَاحْصُرُوهُمْ وَاقْعُدُوا لَهُمْ كُلَّ مَرْصَدٍۚ فَاِنْ تَابُوا وَاَقَامُوا الصَّلٰوةَ وَاٰتَوُا الزَّكٰوةَ فَخَلُّوا سَب۪يلَهُمْۜ اِنَّ اللّٰهَ غَفُورٌ رَح۪يمٌ
Allah ve Resûlünden, kendileriyle antlaşma yapmış olduğunuz müşriklere kesin bir uyarıdır (ultümatomdur):
Yeryüzünde dört ay daha dolaşın. Şunu bilin ki, siz Allah’ı aciz bırakacak değilsiniz; Allah ise, inkârcıları perişan edecektir.
Hacc-ı ekber gününde, Allah ve Resûlünden bütün insanlara da bir bildiridir: Allah ve Resûlü, Allah’a ortak koşanlardan uzaktır. Eğer tövbe ederseniz, bu sizin için hayırlıdır. Ama yüz çevirirseniz, şunu iyi bilin ki, siz Allah’ı aciz bırakabilecek değilsiniz. İnkarcılara, elem dolu bir azabı müjdele!
Ancak kendileriyle antlaşma yaptığınız müşriklerden (antlaşma şartlarına uyan) hiçbir şeyi size eksik bırakmayan ve sizin aleyhinize herhangi bir kimseye arka çıkmayanlar (bu hükmün) dışındadır. Onların antlaşmalarını, süreleri bitinceye kadar tamamlayınız. Allah (haksızlıktan) sakınanları sever.
Haram aylar çıkınca bu Allah’a ortak koşanları artık bulduğunuz yerde öldürün, onları yakalayıp hapsedin ve her gözetleme yerine oturup onları gözetleyin. Eğer tövbe ederler, namazı kılıp zekatı da verirlerse, kendilerini serbest bırakın. Şüphesiz Allah çok bağışlayıcıdır, çok merhamet edicidir.
Tevbe 1-5
Bu ayetlerden çıkarılacak bazı sonuçlar şunladır:
1-Haram aylar ardışık 4 aydır.
2-Haccı Ekber günü haram aylar içindedir.
3- Müşriklere verilen dört aylık süre, haram ayların başlangıcında verilmiştir.
Hacc-ı Ekber günü, bu bildirinin geniş kitlelere ulaşması için bir fırsattır. Tüm İnsanlara ezan yani duyuru bu berat (ültimatom) içindeki unsurdur.
4-Haccın bilinen aylarda olmasıyla bu ayet uyum içindedir. Hac haram aylarda yapılan bir ibadettir. Büyük hac/ziyaret bu aylardadır.
Haccul Ekber Nedir?
Geleneksel anlayışın genel kabul görmüş fikrine göre haccul ekber yani en büyük hac bildiğimiz hac olup, umreye de küçük hac denilmiştir. Hac kelimesinin anlamında bulunan "Beyti ziyaret" dikkate alındığında ve geçtiği ayetteki bağlam da dikkate alındığında en büyük ziyaretin kuşkusuz bildiğimiz hac olduğu, en geniş katılımın ve Allah Resulü’nun katılacağı bir hac olduğu dikkate alınırsa Haccul ekber ile ilgili bildiğimiz hac veya Kurban bayramının 1.günü anlayışının doğru olduğunu görüyoruz.
Yine ilgili ayetin bağlamından tüm insanlığa bir duyuru olması katılımın en yüksek olduğu döneme işaret etmektedir. Bu dönemin şuanda yapılan hac zamanı olduğuna kuşku yoktur. Zira hac ibadeti Muhammed as ile başlamış bir ibadet olmayıp İbrahim as dan beri süregelen bir ibadettir. Kesintisiz bir biçimde tarih boyunca devam edegelen bu ibadet bugün de geçmişte de katılım en yoğun yaşandığı ve uygulandığı Hac olduğunu göstermektedir.
Zaten haram ayların temelde sebebi hac ifasının emniyet ve güven içinde yapılmasıdır. Bu aylar hem kalıcı barışın tesisi için bir fırsat sunar, hem de inananların hacda buluşmasının önü açılarak kardeşlik, barış ve huzur ortamının Mescidi haramda sağlanması hedeflenmiş olur. Bu ayın hürmetine herkesin saygı duyması ve öncelikle Müslümanların saygı duyması gerekmekte olup, elbette hürmetler karşılıklı olup bunu tanımayanlara karşı savaş kesintiye uğramamış olup, bu ayın hürmetine riayet etmeyenler de tüm Müslümanları karşısına almış olacak ve onlara karşı savaş sebebi olacak bir birlik ve bütünlük sağlanacaktır.
Geleneksel sıralamada Recep’in haram aylardan biri olarak belirlenmesi, hac ibadetiyle bağlantısı olmayan bir ayın haram ay olarak kabul edilmesi anlamına gelir. Kuran’da haram ayların temelinde güvenlik olduğu düşünüldüğünde, Recep’in bu sıralamada yer alması kabul edilemez olup ayetlerle açık çelişki arzetmektedir.
Sonuç
Kur’an’da geçen ifadeler, hac ve haram ayların doğal bir ardışıklık içinde düzenlendiğini göstermektedir. Ramazan ayının manevi ve ibadet anlamında yılın en önemli ayı olması, ardından gelen dört ardışık haram ayın tespiti için bir başlangıç noktası oluşturmaktadır. Bu ardışık düzen şu şekildedir.
Ramazan ayı (9.aya) müteakiben;
Haram aylar:
Şevval (10. Ay)
Zilkade (11.Ay)
Zilhicce (12.Ay)
Muharrem (1.Ay)
Bu düzenleme, hem Kur’an’daki haram ayların amacıyla hem de tarihsel hac hazırlıklarıyla, hac ve Hac’dan dönüş ve ihramla uyumludur.
Son olarak Kabe’nin, hac ve umrenin sayılamayacak pek çok hikmetleri yanında şu zikredilmeden geçilemez. Gerek Kuranın korunmuşluğu, harfi harfine bize ulaştırılması, gerekse de hacda yapılan ibadetlerin kayıtlanması bu toplantının hikmetlerinden biridir. Nitekim Allahu Teala Ali İmran 96.ayette bu beytin alemler için klavuz/rehber olduğunu ifade etmektedir ki Kuran’da rehberlik olarak zikredilen Allah, Resulu, Kitabı ve Beytim dediği Kabe’nin bu özel yeri ve önemi spekülasyonlardan korunaklı bir çatıyı ifader. Kuran’nın değişmeden bize aktarıldığının da, Kuran’da aslı bulunan namaz, hac gibi ibadetlerin detaylarıyla birlikte bize yol gösterici olarak nakledildiği mekandır aynı zamanda Mekke. Gerek Kuran’ın korunmuşluğu üzerinde tarih boyunca kıraat farklılığı olarak üretilen spekülasyon yapanlar, gerekse de keyfi yorumlarını Kuranın harflerini, kelimelerini değiştirecek kadar haddini aşan kişiler Allah’ın alemler için klavuz kıldığı Mekke’den yolunu ayırmış, kıblesi şaşmış, dalalete düşmüş kişilerdir. Hac ve Kabe’nin önemine dair ilerde daha geniş ve ayrıntılı ele alınacaktır inşallah.

Sorularınız için bize ulaşabilirsiniz.
kuranevreni610@gmail.com
