İrab Kavramı:
ahmetsogutcu@gmail.com
GRAMER NOTLARI
Ahmet Söğütçü
3/11/20263 min read
İrab Kavramı:
Arapçada kelimelerin sonu cümledeki öğe değerlerine göre (fail, meful, hal, müpteda, haber gibi) veya başlarına gelen bir edata göre (harfi cerler/min, fi, li gibi, inne, enne gibi) değişime uğrar. Bu değişikliğe irab denir. Bir kelimenin irabı demek cümledeki konumunu yani öğe değerini tespit ederek kelime sonundaki değişimini ifade eder. Arapça bir cümlede, kelimelerin sonları, cümlede bulundukları konuma ve onları etkileyen edatların varlığına göre değişiklik gösterir. Bir cümlenin irabını yapmak demek, bu cümlenin varsa daha büyük ana cümledeki konumu tayin etmek ve kendi içinde bulunan kelimelerin harekelerinin neden o halde olduğunun izah edilmesidir.
Kelime sonları Arapçada 4 çeşittir. Bunlar merfu, mansub, mecrur ve meczumdur.
Merfu:
Arapça dil terminolojisinde merfu demek kelimenin sonunun dammeli (ötreli) olmasıdır. Merfu olan bir kelime genellikle özne veya ona tabi olan (sıfat, haber gibi) bir konumu ifade eder. Burada temel olarak bilmemiz gereken merfu olan bir kelimenin sonunda damme olması veya bazı kelimelerin bir sebeple (kelime sonunun elifi maksura, izafet ya sı gibi ) olmasa da takdiren dammeli olması veya bazı ifadelerin de ( kelimelerin mebni olması veya genellikle cümle veya söz öbeği) mahallen (konumsal) olarak dammeli olmasıdır. Buna konu sonunda değinilecektir.
Örneğin müpteda merfu ve haberi de merfudur.
مُحَمَّدٌ طَالِبٌ
Muhammed öğrencidir.
Muhammedun kelimesi müpteda olup merfudur ve görüldüğü gibi kelime sonundaki harekesi de dammedir. Talibun kelimesi de merfu olup son kelimesi dammelidir. Muhammedun kelimesinin merfu olmasının sebebi cümlede müpteda olması, talibun kelimesinin merfu olmasının sebebi de cümlede haber öğesi olmasıdır.
1. Mansub:
Mansub kelimenin sonunun fethalı olmasıdır. Mansub olan bir kelime genelllikle meful/nesne veya ona tabi, benzeyen bir konumu ifade eder.
Örneğin:
وَجَدَ مُحَمَّدٌ قَلَمًا
Muhammed bir kalem buldu.
“Kalemen” kelimesi mansubtur. Çünkü cümlede meful (nesne) konumundadır.
2. Mecrur:
Mecrur kelimenin sonunun kesralı (esre) olması durumudur. Kendisinden önce harfi cer gelmesi veya isim tamlamasında tamlayan (muzafun ileyh) olması durumunda kelimeler mecrur olurlar.
مُحَمَّدٌ في البَيْتِ
Muhammed evdedir.
Dikkat edilirse “elbeyti” kelimesinin sonu kesralı olduğundan mecrur olduğu görülecektir. Mecrur olmasını sebebi kendisinden önce fi harfi cerinin bulunmasıdır.
3. Meczum
Bu da bir fiilin sonunun cezimli olmasına denir.
اِذْهَبْ
Git!
Fiilin sonunun cezmedilmesi, ifadenin emir fiil olmasından kaynaklanmıştır.
Özetle kelimelerin son halini belirleyen unsurlara irab denir.
Merfu (ref hali/dammeli/ ötreli),
mansub (nasb hali/ fethalı/üstün),
mecrur (cer hali/kesralı/esreli)
ve meczum (cezm hali/cezimli)
Her kelimenin sonu bunlardan biridir ve böyle olmasının sebebi cümledeki konumsal durumundan kaynaklanmaktadır. İşte bir cümlenin ve kelimenin irabı derken de onun ana cümle içindeki öğe durumunu tespit etmek ve kelime sonundaki durumunu izah edebilmektedir. Çünkü kelimenin sonundaki durum onun cümledeki konumunu ele vermektedir.
Cümlenin anlamını tespit etmede ve metinleri harekesiz okumak için de irab bilgisi şarttır. Arapça eğitimi sonunda temel amaçlarımızdan biri de cümleyi analiz ederek kelimelerin irabını açıklayabilmek, irabını yapabilmektedir ki manayı açığa çıkartan da budur. Sözcükleri anlamlı bir bütün haline sokan şey kelimelerin sonlarının aldığı şekillerdir. Manaya ulaşmak için her bir kelimenin merfu ise neden merfu, mansub, mecrur veya meczum ise neden böyle olduğunu bilebilmektir.
İrab Çeşitleri:
Lafzi İrab
Kelimenin sonunda irabı açıkça belli olan irabtır. Yukarıda bizim konuyu anlatırken verdiğimiz tüm örnekler lafzi iraba örnektir. Her birinde, Arapça yazıda aslen hareke olmasa da telaffuzda harekeler açığa çıkmaktadır.
Takdiri İrab
Lafızda bir sebepten ötürü (kelime sonunda illet harfi olması, elifi maksura, izafet ya’sı gibi) irabı açığa çıkmayan ancak takdiren (bir ölçüye göre olmasa da var kabul edilen) irabının yapılmasıdır.
مُصْطَفَى جَاءَ
Mustafa, o geldi.
Mustafa kelimesi müpteda olup merfudur. Ancak görüldüğü gibi sonu dammeli değildir. Bunun sebebi kelime sonunda elifi maksure (kısaltılmış elif, sebepleri ayrı bir bahis olmak üzere sonundaki harfi noktasız “ya” veya uzatma elifi olan kelimeler) olması durumunda kaynaklanmaktadır.
Mahalli İrab
Mebni (lafzı irabla değişmeyen) kelimeler ve cümlelerin mahallen yani konumsal olarak irab edilir. Yani cümlede veya ana cümlede mebni kelimeler, konumsal olarak hangi öğeye karşılık geldiği, hangisinin yerine oturduğuna bakılır. Örneklerle daha iyi anlaşılacaktır.
هَذَا مُحَمَّدٌ
Bu, Muhammeddir.
Buradaki cümlede Haza işaret zamiri müptedadır. Ancak merfuluk alameti görülmemektedir. Çünkü haza işarat zamiri mebni bir kelimedir. Yani hangi durumda olursa olsun “haza” aynı şekilde kalmaktadır. O halde “haza” merfudur, merfuluk alameti mahallen dammedir denilir.
مُحَمَّدٌ ذَهَبَ
Muhammed gitti.
Bu cümlede Muhammed mupteda olup merfudur, merfuluk alameti dammedir. Haber zehebe fiili (fiil cümlesi-her fiil fiil cümlesidir) ise cümle olup mahalli (konumsal) olarak merfudur. Yani cümle olarak merfuluk makamındadır ancak bu üzerinde görülemez.

Sorularınız için bize ulaşabilirsiniz.
kuranevreni610@gmail.com
